Düzenli Düzensizlik: Açlık Oruçlarına Farklı Bir Bakış
En temel yaklaşım, gün içerisinde belirli bir zaman diliminde yemek yiyip geri kalan sürede kalori alımını kesmektir.
En temel yaklaşım, gün içerisinde belirli bir zaman diliminde yemek yiyip geri kalan sürede kalori alımını kesmektir.
Diyabet, kan şekerinin normal sınırlar içinde tutulamaması durumudur. Özellikle tip 2 diyabette insülin direnci ön plandadır.
Düzenli fiziksel aktivite kas dokusunu artırır. Kas oranı arttıkça metabolizma aktif çalışmaya başlar. Egzersiz kan dolaşımını hızlandırır.
Uzun saatler süren açlık ve susuzluk, vücudun alışık olduğu düzeni değiştirir. Baş ağrısı da genellikle bu değişime verilen bir sinyaldir.
Saatlerce boş kalmış, asit üretimi azalmış, sindirim enzimleri yavaşlamış… Ve iftar ezanıyla birlikte bir anda yoğun bir yükle karşılaşıyor.
Oruç tutarken metabolizma yavaşlar, su tüketimi azalır ve gün içinde enerji düşebilir. Bu nedenle birçok kişi egzersizi tamamen bırakır.
Ramazan ayında birçok danışanımdan aynı cümleyi duyuyorum: “Bu ara belim ve boynum daha çok ağrıyor.” Rutinlerin bunda çok büyük etkisi var.
Özellikle yemekten 1–2 saat sonra yapılacak hafif tempolu bir yürüyüş hem sindirime hem de kan şekeri dengesine katkı sağlar.
Otofaji; “oto” kendi, “faji” yemek demek. Yani kelime anlamıyla: “kendini yemek.” Ama kulağa geldiği kadar ürkütücü değil.
Sonuç: Artan ağrı, yorgunluk ve hayal kırıklığı. Bu yüzden fibromiyalji ve egzersiz, “daha güçlü olma” değil, daha güvende hissetmedir.