Koruyucu Sağlık Hizmetler

Fibromiyaljide Beslenme Nasıl Olmalı?

Dr. Mehmet Portakal 7 dk okuma

fibromiyaljide beslenme

Makaleyi Dinle

Tarayıcı sesli okuma — ellerin meşgulken dinle

▶ Fibromiyalji Hastaları İçin İyileşme Rehberi · YouTube kanalını takip et

Fibromiyalji; kronik yaygın ağrı, vücutta ağrılı hassas noktalar, halsizlik, yorgunluk, uyku sorunları, odaklanamama, unutkanlık, uyku problemleri, beyin sisi ve depresyonla seyreden son yıllarda tüm dünyada ve ülkemizde özellikle kadınlarda daha sık gördüğümüz giderek artış gösteren bu hastalık tablosunun tedavisi için hastaların klinik durumuna göre tedavi programlarının multidisipliner bütüncül yaklaşıma göre düzenlenmesi gerekmektedir.

Ağrılı bireylerde beslenme durumu saptanarak; doğru beslenme alışkanlıkları, düzenli yeme davranışları ve beslenme bilinç düzeyi kazanmaları, ağrı oluşumunda altta yatan nedenlerin ortadan kaldırılması ile yaşam kalitesinin yükselmesine bağlı olarak seyrin iyileşmesi mümkün olmaktadır.

Fibromiyalji semptomlarını yönetmede kuşkusuz beslenme iyileşme yolunun en büyük adımlarından birisi. fibromiyalji hastalarında, fonksiyonel kapasiteyi artıran antienflamatuvar diyetler, çiğ vejeteryan diyetler, düşük FODMAP diyetiyle hastalar iyileşme göstermiştir; yaşam kalitesi ve uyku kalitesi artmış; anksiyete, depresyon ve inflamatuar belirteçler azalmıştır

Öncelikle ilk hedef; sibo, candida, bağırsak geçirgenliği gibi durumlar varsa bunları ortadan kaldırmak, bağırsağı iyileştirmektir. Hipokrat’ın söylediği gibi “Bütün hastalıklar bağırsaktan başlar. Bağırsak hasta ise vücudun geri kalan kısmı da hastadır”. Yani; bağırsaklarımız ne kadar sağlıklı ise bizlerde o kadar sağlıklıyız.

Fibromiyaljide en etkin ve en  iyi beslenme seçeneği;

Gluten, rafine şeker, kazein, trans yağlar, işlenmiş gıda, katkı maddesi, lektin, kafein, alkol içermeyen kişiye özel hazırlanmış beslenme programlarıdır. Bu programlar bir beslenme uzmanı eşliğinde; antioksidandan zengin, düşük glisemik indeksli, sağlıklı yağlardan zengin, kaliteti protein ve yeterli lif içeren, gökkkuşağı kadar renkli, mevsimine uygun ve organik olan antienflamatuvar besinler bireylerin yaşam tarzlarına uygun şekilde planlanmalıdır. anti-inflamatuar besinler, ağrı oluşumunu ve/veya şiddetini azaltabilmektedir.

Hangi gıdalar antienflamatuar etkiye sahiptir? Hangi besinleri tüketmeliyiz?

Özellikle mor renkli meyveler (ahududu, böğürtlen, yabanmersini), çeşitli lahana türleri, mantar, ıspanak, pazı, brokoli, pancar, avokado, yeşil çay, ananas, kiraz ve vişne vücudumuz için çok sayıda yararlı bileşene sahiptir. zeytinyağı, yağlı tohumlar, meyve ve sebzeler, deniz ürünlerini içeren bir beslenme planı anti-inflamutar beslenmeye örnek verilebilir.

Yağlı balıklar da protein kaynağı olmalarının yanı sıra inflamasyonun en büyük savaşçılarından biri olan omega-3 yağ asitlerini içerisinde bulundurur. Omega-3 yağ asitleri (EPA ve DHA) metabolik sendrom, kalp hastalığı, diyabet ve böbrek hastalığına yol açabilen inflamasyonu azaltmaya yardımcıdır.

Zerdeçal son yılların en popüler baharatlarından. Zerdeçalda bulunan curcumin adlı madde çok güçlü anti-inflamatuar etki gösterir. Zerdeçal içerdiği curcumin sayesinde artrit, diyabet ve diğer hastalıklarla ilgili iltihaplanmayı azaltmaya yardımcıdır.

Zencefil, fesleğen, zahter, muskat, biberiye, soğan ve sarmısak gibi besinler çok sayıda antienflamatuar bileşen içerir.

Karoteoidlerden zengin olan sarı, kırmızı ve turuncu renkteki meyve ve sebzeler yani Sarı, kırmızı ve turuncu pigmentleri olan meyve ve sebzeler bunlar; havuç, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve otlar, bal kabağı, sarı renkli tropik meyveler, yumurta sarısı gibi besinlerdir.

Antosiyaninler de, iltihaplanmayı azaltmada önemli bir rol oynamaktadır. Şalgam, siyah üzüm, frenk üzümü, mor soğan, kırmızı lahana, nar, mor erik, yabanmersini gibi mor renkle olan sebze ve meyveler antioksidan açısından oldukça zengindir.

Resveratrolün antioksidan aktivitesiyle kanser önleyici ve ağrı kesici özellikleri rapor edilmiştir. Resveratrol zengini besinler ise; üzüm ve üzüm çekirdeği, asma, kızılcık, yaban mersini, kara dut, ham kakao.

Sağlıklı Yağlar, Soğuk sıkım zeytin yağı, avokado, Hindistan cevizi yağlar, yağlı balıklar, sade yağ, keten tohumu,ceviz, fındık, zeytin gibi besinler sağlıklı yağları içerir. fibromiyalji hastalarında yaygın görülen kabızlık problemi içinde çözüm olabilen yağlardır.

Yüksek kaliteli proteinler mutlaka yeteri kadar beslenmeye eklenmeli. Dana eti yerine

keçi-koyun etleri, tavuk yerine hindi veya organik tavuklar tüketilmeli. Kaliteli proteinlere eşlik eden diğer besinler ise kenevir tohumu, kabak çekirdeği, filizlendirilmiş mercimek, tahin, susamdır.

Bağırsak bakterilerinin çeşitliği için probiyotik olan gıdaları da beslenmeye eklemek faydalı olacaktır. Ev yapımı turşu ve sirke, sauerkraut, pancar kvass gibi probiyotik zengini gıdalar fibromiyalji hastalarının beslenmesine eşlik etmelidir.

Bakliyatlar dediğimiz nohut, mercimek ve fasulye gibi besinler, bazı kişilerde enflamasyonu tetikleyebilen lektinleri içerir. Bu besinler filizlendirilerek tüketilmeli veya lektinlerden arındırmak için pişirmeye hazırlık sırasında iyice ıslatılmalıdır. Peynir altı suyu, yoğurt suyu veya sirkeli su ile ıslatabiliriz.

Herkese yardımcı olduğu kanıtlanmış tek bir diyet türü olmasa da, bazı yiyecekleri tüketmenin veya bunlardan kaçınmanın fibromiyalji semptomlarını etkileyebildiği görülmektedir.

Fibromiyalji tanısı konmuş hastaların mümkünse konu ile ilgili diyetisyenler denetiminde özel bir beslenme programı uygulamaları faydalı olacaktır.

Bizi Instagram’da Takip Edin!

Hemen iletişime geçebilir ve randevunuzu oluşturabilirsiniz!

Paylaş WhatsApp X Facebook

Durumunuzu birlikte değerlendirelim.

Sorularınız için muayenehanemizle iletişime geçebilirsiniz.