Genel

İçsel Güneş Kremi: Likopen ve Hidrasyon

Dr. Mehmet Portakal 3 dk okuma

İçsel Güneş Kremi

Yaz mevsimi geldiğinde hepimizin ilk yaptığı şey yüksek korumalı güneş kremlerine sarılmak olur. Cildimizi dışarıdan ultraviyole (UV) ışınlarına karşı korumak harika bir adım; peki ya içeriden? Bir longevity (uzun ömürlülük) uzmanı olarak size yazın en büyük yaşlanma sırrını vereyim: Güneş ışınlarının hücresel düzeyde yarattığı DNA hasarını ve kolajen yıkımını (foto-yaşlanma), çatalımıza koyduğumuz besinlerle ve doğru bir hücresel hidrasyonla büyük oranda frenleyebiliriz.

Gelin, bu yaz cildimize içeriden nasıl bir koruma kalkanı örebileceğimize bilimsel ama pratik bir gözle bakalım.

Likopen: Doğanın Bize Sunduğu “İçsel Güneş Kremi”

Bilimsel araştırmalar, bazı bitkisel bileşiklerin cildimizin güneşe karşı toleransını artırdığını gösteriyor. Bu bileşiklerin başında, domatese kırmızı rengini veren güçlü bir karotenoid olan likopen geliyor.

Yapılan klinik çalışmalarda, düzenli olarak likopen yönünden zengin beslenen kişilerin cildinde, UV ışınlarının neden olduğu kızarıklık ve serbest radikal hasarının %30 ila %40 oranında azaldığı gözlemlenmiştir. Likopen, cildin alt katmanlarına yerleşerek adeta biyolojik bir şemsiye görevi görür ve güneş ışınlarının hücre çekirdeğindeki DNA’mıza zarar vermesini engeller.

Likopen, çiğ domateste de bulunur ancak hücre duvarına sıkışmıştır. Likopenin biyoyararlanımını, yani vücut tarafından emilimini kat kat artırmak için domatesi pişirmeniz ve yanına zeytinyağı gibi sağlıklı bir yağ eklemeniz gerekir. Yaz akşamlarında tüketeceğiniz zeytinyağlı, hafif pişmiş bir domates sosu, ertesi günkü güneş banyonuz için harika bir hücresel hazırlıktır.

Sadece Su İçmek Yetmez: “Hücresel Hidrasyon”

Yazın cildi genç ve gergin tutmanın ikinci kuralı hidrasyondur. Ancak çoğumuzun düştüğü büyük bir hata var: Sadece litrelerce düz su içmek, hücrelerimizin neme doymasını sağlamaz. Eğer aldığımız su hücrenin içine giremiyor ve idrarla hemen dışarı atılıyorsa, cildimiz hücresel düzeyde susuz (dehidre) kalmaya ve kırışmaya devam eder.

Suyu hücrenin içine sokmak için elektrolitlere yani minerallere (özellikle potasyum ve magnezyum) ihtiyacımız vardır.

Yazın su tüketiminizin yanına salatalık, kereviz sapı, karpuz gibi “jel su” (yapılandırılmış su) içeren sebze ve meyveleri ekleyin. Bu besinlerin içindeki su, hücre zarlarından çok daha kolay geçer ve cildi içeriden dışarıya doğru dolgunlaştırır.

Dışarıdan sürdüğünüz güneş kremleri cildinizi yüzeyde korur; tabağınıza koyduğunuz likopen ve doğru hidrasyon ise hücrelerinizin yaşlanma saatini içeriden yavaşlatır. Bu yaz cildinize bir iyilik yapın: Onu hem dışarıdan kremsiz, hem de içeriden domatessiz, karpuzsuz ve mineralsiz bırakmayayın!

Hemen iletişime geçebilir ve randevunuzu oluşturabilirsiniz!

Bizi Instagram’da Takip Edin!

Paylaş WhatsApp X Facebook

Durumunuzu birlikte değerlendirelim.

Sorularınız için muayenehanemizle iletişime geçebilirsiniz.